
Mate çayı üzerine öğrenmek istediğiniz herşeye sitemizden ulaşabilirsiniz. Sitemizde detaylarını anlattığımız bu bilgiler sayesinde aradığınız konuda yeterince bilgi sahibi olacaksınız.
Mate çayı sayfamızı okuyarak;
[ mate çayı, mate çayı siparişi, mate çayı yorumları ]
Mate, Güney Amerika'da yetişen "Ilex Paraguayensis" isimli bitkinin
yeşil yapraklarıdır. İlk kullanıcıları Güney Amerika yerlileri olup,
sonraları Cizvit rahipleri tarafından düzenli olarak üretilmiş ve
uyarıcı etkisi nedeniyle çay ve kahve yerine tüketilen günlük bir
içecek olarak kullanılagelmiştir.
Asırlardır Güney Amerikalılar tarafından güç ve şifa kaynağı olarak tüketilen mate çayı, bu
özellikleri ile kıtanın milli içeceği. En çok Paraguay'da
yetişen tropikal bir bitkiden (Ilex paraguayensis) elde edildiği
için Paraguay Çayı olarak da biliniyor.
Tüm dünyada obezite tedavisinde
kullanılmaktadır. Vücutta yağ emilimini engelliyor, yağların hızlı
yakılmasını sağlıyor ve vücuttan su atılımını kolaylaştırmaktadır. Aynı zamanda kafein benzeri özelliklere sahip fakat kafeinin kötü
etkisine sahip değildir. Her yaştan grubu tarafından kullanılabilir. Metabolizması yavaş işleyen kişiler için son derece sağlıklı bir
içecektir. Tam etki için günde üç fincan tüketilmelidir.
Kullanımı ve Etkisi
Mate, Biberiye, Kekik, Funda yaprağından 1'er tatlı kaşığı, Yeşil
çaydan 2 tatlı kaşığı 1 litre kaynamış suya eklenir 10 dakika
demlendikten sonra süzülerek içilir. Kilo farkını ve etkisini hemen
3 gün içerisinde göreceksiniz.

Zayıflamaya yardımcı bitkiler
Yeşil Çay: Camellia sinensis bitkisinin yapraklarından elde
edilir. Siyah çayla aynı bitkiden "Camellia Sinensis" ten elde edilmesine rağmen; aralarındaki tek farklılık,
işleme tekniğinden kaynaklanır. Bunun yaprakları, siyah çaya
göre çok daha az işlemden geçer. Yaprakları, taze
ve yeşil rengini kaybetmez. Siyah çay bir oksidasyona maruz
kalırken, yeşil çay oksidasyona maruz kalmaz ve içerisindeki
antioksidan maddelerin azalmasına karşı korunmuş olur. Her iki çayda
da kafein bulunur, ancak yeşil çaydaki kafein oranı daha düşüktür.
Siyah çayın da, yeşil çayın da antioksidan özellikleri vardır, ancak
daha az işlem gördüğü için yeşil çaydaki antioksidan miktarı daha
fazladır.
Biberiye: Biberiye, hekimler tarafından
birçok hastalığın tedavisinde yararlanılan bir bitki olagelmiştir.
Dioskurides, belirli mide hastalıklarında ve sarılıkta biberiye
kullanıldığına değinmekte; Archingenis'in, merhem olarak felce ve
preparat olarak tatanoza karşı kullandığı belirtilmektedir.
Galen, biberiyenin taze yapraklarının öz suyu ile baldan elde edilen
karışımın donuk gözleri aydınlığa kavuşturduğunu yazmaktadır. Lonicerus, biberiyenin içten kullanıldığında karaciğer ve kan
temizleyici, sidik söktürücü, terletici özellikleri olduğunu, ayrıca
sindirim bozukluklarında, epilepside, menstrüasyon gecikmelerinde
faydalı olduğunu belirtirken, dıştan kullanımda ise, damla
hastalığına ve kansere iyi geldiğini,
dölyatağı temizleyici ve çocuk
yapma gücünü artırıcı özellikleri olduğuna değinmektedir. Mathiolus'un, bunların yanısıra uyku hastalığına ve felce karşı
biberiye kullandığı, diş ve eklemleri güçlendirici, çıban ve yara
temizleyici olarak bu bitkiden yararlandığı belirtilmektedir.
Leclerc de benzer şekilde ateşli hastalıklardan sonra görülen
bitkinlikte ve yorgunlukta, zihinsel yorgunlukta ve sindirim
bozukluklarında biberiyenin faydalarından behsetmektedir.Madaus da
biberiyeyi birçok kadın hastalığında kullandığını yazar,
menstrüasyon bozuklukları, beyaz akıntı, yaş dönemindeki sinir
bozuklukları bunlar arasındadır.
Funda: Funda yaprağı iyi bir böbrek
çalıştırıcı ve idrar
söktürücüdür. Piyasada bulunan birçok zayıflama
çayının içerisinde bulunur. Yemeklerden sonra 1 su bardağı kadar
içilirse yağların eritilmesinde yardımcı olur. İdrar yolları
enfeksiyonlarında etkilidir.

Kekik: Çimenlik tarla kıyılarında, orman kıyılarında, ve çayırlardaki karınca yuvalarının üstünde yer almaktan hoşlanır. Güneş ve sıcak istediği için, toprak sıcaklığının fazla olduğu kayalık ve dağlık bölgelere çoğalır. Güneşli öğlen sıcaklarında menekşe renkli çiçeklerinden yayılan güzel koku, arıları ve böcekleri kendisine çeker. Kendilerine özgü bir kokuya sahip olan bu çiçekler beni çocukluğumdan beri etkilemiştir. Ülkemizde kekik adı altında Origanum (Mercanköşk türleri) türlerinden elde edilen drogun satışı yapılmaktadır. Eterli uçucu yağ; Thymol (%50 civarında), Carvacrol, Borneol, Cymol, Pimen, Tanen ve flavonlar içerir. Öncelikle baharat olarak kullanılır. Yağlı ve ağır yemeklerin tadını zenginleştirir, sindirimi kolaylaştırır. Şifalı bir bitki olmasının yanısıra; öncelikle kramp çözücü, dezenfekte edici ve balgam söktürücü olarak kullanılır. Akciğer ve bronşlar, mide ve bağırsaklar, kekiğin başlıca kullanım alanlarıdır. Bitkinin önemli etken maddesi olan eterli uçucu yağlar kana karışıp, bronşiyal kasları etkileyerek, krampları çözebilir. Aymı zamanda o bölgelerde bakteri oluşumunu önler. Öksürük ve üst solunum yolları iltihabında çay içimive gargana biçiminde kullanılabilir. İştah açar ve sindirim sistemini uyarır. Sindirim sisteminde görülen ekşimeler ve kramplı ağrılar bir bardak kekik çayı ile geçiştirilebilir, kötü kokulu ve yumuşak dışkı normalleşir. Boğmaca ve öksürük, sinir sistemi zafiyeti, romatizma ve bağırsak hastalıklarına karşı, çayiçiminin yanısıra, bunun banyoları da çok yararlıdır. Güçzüz, zayıf ve solgun çocuklara da banyosu yaptırılabilir. Ayrıca adet kanamaları dengelenebilir, adet zamanlarındaki kramplı ağrılar geçiştirilebilir, ergenlik sivilceleri iyileştirilebilir. Çay olarak içimi ve karıştırılmış bal ile yenilmesiyle organizma güçlendirilebilir ve dengeye kavuşturulabilir. Kekik tentürüfriksiyonları ile (ovarak sürme) romatizmal ağrılar, sinirsel rahatsızlıklar ve organ titreklikleri tedavi edilebilir. Sıcak kekik yastıkları ağrılı bölgenin üstüne konularak büyük rahatlıklar sağlanabilir. Bu küçük bitki yastıklarını herkes hazırlayabilir. Kekik, öksürük ve mide rahatsızlıklarına karşı başka bitkilerle karıştırılarak daha da başarılı biçimde kullanılabilir.